ArticleID PicAddress Subject Date
{ArticleID}
{Header}
{Subject}

{Comment}

 {StringDate}
 
 
 
 
 
 
 
ViewArticlePage
 
 
 
  • Kötülük Edene İhsanda Bulunmak  
  • Sendtofriend
  •  
  •  
  • Kötülük Edene İhsanda Bulunmak

    1. Resulullah (s.a.a): “Senin hakkında kötülük edene ihsanda bulun.”

    2. İmam Ali (a.s): “Düşman ve hasetçilerine (seni çekemeyenlere) iyilik etmen, onlara kötülük etmenden daha etkilidir ve onların ıslah olmasına sebep olur.”

    İhsanın Anlamı

    3.Tefsir-u Nur’is-Sekaleyn’de şöyle yer almıştır: “Resulullah’a (s.a.a) Allah-u Teala’nın; “...İhsan yaparak kendini Allah'a veren kimsenin...” ayeti hususunda; “İhsan nedir?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Allah’a, O’nu görüyorsun gibi ibadet etmendir. Sen O’nu görmüyorsan da şüphesiz O seni görüyor.”

    İyilik Eden Kendine İyilik Eder

    “İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. İki vaatten ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid'e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.”

    4. İmam Ali (a.s): “Şüphesiz ihsanda bulunursan, kendini yüceltmiş ve kendine ihsanda bulunmuş olursun. Şüphesiz sen kötülük edince kendini alçaltmış ve kendine zarar vermiş olursun.”

    Müşriklerin İyiliklerinin Neticesi

    5. Selman b. Amir ez-Zabbiy: “Ben; “Ey Allah’ın Resulü! Şüphesiz babam, misafirperver ve komşularına ikramda bulunan biriydi. Ahdine vefa gösterir, zorluklarda bağışta bulunurdu. Bunların ona faydası var mıdır?” diye sorunca, Peygamber (s.a.a); “O müşrik olarak mı öldü?” diye buyurdu. Ben; “Evet!” deyince Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Bunların ona bir faydası yoktur, ama bu işler sebebiyle geride kalanları asla horluk ve zillete düşmez ve fakir olmazlar.”

    32. KONU: İMAMET

    “Bugün, size dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslamiyeti beğendim.”

    6. İmam Ali (a.s): “İmamet, ümmetin düzenidir.”

    7. İmam Bakır (a.s): “İslam beş esas üzere kuruludur: Namaz, zekat, oruç, hac ve velayet. Velayete davet edildiği kadar hiçbir şeye davet edilmemiştir.”

    8. İmam Sadık (a.s): “Eğer insanlar, Allah’tan olmayan zalim bir imamı idareci seçerlerse, Allah yaptıkları salih amellerin hiçbirini kabul etmez.”

    9. İmam Kazım (a.s): “İmamet nurdur. Nitekim aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Allah’a Resulüne ve indirdiğimiz nura iman edin.” Sonra şöyle buyurdu: “Nur, imamdır.”

    10. İmam Rıza (a.s): “Peygamber’in (s.a.a) ömrünün son yılı olan Veda haccında “Bugün sizlere dininizi kemale erdirdim” ayeti nazil oldu ve böylece imamet işi dinin kemalinden sayıldı.”

    11. İmam Rıza (a.s): “Şüphesiz imamet İslam’ın gelişen esası (kökü) ve yükselen dalıdır.”

    12. İmam Rıza (a.s): “Şüphesiz imamet dinin dizginleridir. Müslümanların düzeni, dünyanın salahı ve müminlerin izzetidir.”

    İmamet ve Nübüvvet

     “Hani Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle denemiş, o da onları yerine getirmişti. Allah; “Seni insanlara İmam kılacağım” demişti.”

    13. İmam Sadık (a.s): “Şüphesiz Allah Tebarek ve Teala İbrahim’i peygamber seçmeden önce kul olarak seçti ve şüphesiz Allah onu resul seçmeden önce nebi olarak seçti ve şüphesiz Allah onu halil olarak seçmeden önce resul olarak seçti ve şüphesiz Allah onu İmam kılmadan önce halil olarak seçti. Bütün bu makamları onda bir araya toplayınca da şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki ben seni insanlara İmam kılacağım.”

    Hüccetin (İlahi Önderin) Gereği

    14. İmam Bakır (veya İmam Sadık) (a.s): “Şüphesiz Allah yeryüzünü alimsiz bırakmaz. Böyle olsaydı şüphesiz hak batıldan ayırt edilmezdi.”

    15. İmam Sadık (a.s): “Yeryüzü olduğu günden beri, insanların öldürdüğü her hakkı dirilten alim bir hüccetten boş kalmamıştır.” İmam daha sonra da şu ayeti okudu: “Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler.”

    Hüccet, Tanınmış İmamdır

    16. İmam Sadık (a.s): “Şüphesiz aziz ve celil olan Allah’ın hücceti kullarına sadece tanınmış imamla ikame olur.”

    Bazen Hüccet Korku ve Gaybet Durumunda Yaşar

    17. İmam Ali (a.s): “Allah’ım! Evet, yeryüzü Allah’ın hüccetleri ve delilleri iptal olmasın diye (bazen) zahir ve meşhur, (bazen de) korku ve gizlilik içinde yaşayarak Allah’ın hüccetlerini ikame eden birinden boş kalmaz.”

    18. İmam Bakır (a.s): “Yeryüzü zahir veya batın bir İmam olmaksızın baki kalmaz.”

     İmam Olmazsa Yeryüzü Altüst Olur

    19. İmam Sadık (a.s): “Yeryüzü imamsız kalırsa altüst olur.”

    20. İmam Sadık (a.s): “Yeryüzünde her zaman hüccet vardır. Zira insanlar hüccet olmaksızın ıslah olmazlar ve yeryüzünü sadece hüccet ıslah eder.”

    Her Ümmet İmamı İle Çağrılır

    “O günde bütün insanları imamlarıyla berâber çağırırız.”

    21. İmam Sadık (a.s): “Kıyamet günü olunca aziz ve celil olan Allah nezdinden şöyle bir ses gelir: “Herkes dünyada uyduğu imamının ardı sıra götürüldüğü yere gitmelidir.” Bu sırada; “Nitekim, kendilerine uyulanlar, azabı görünce uyanlardan uzaklaşacaklar.”

    İmamı Tanımak

    22. Resulullah (s.a.a): “Herkim imamını tanımadan ölürse cahiliye ölümü üzere ölmüştür.”

    23. Resulullah (s.a.a): “Herkim imamsız ölürse cahiliye ölümü üzere ölmüştür.”

    24. İmam Hüseyin (a.s) Allah’ın marifeti hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: “(Marifetullah) Her zaman ehlinin kendisine itaat etmeleri farz olan imamlarını tanımasıdır.”

    25. İmam Sadık (a.s), Allah-u Teala’nın;Kime hikmet verilirse” ayeti hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: “(Hikmet) Allah’a itaat etmek ve imamı tanımaktır.”

    26. İmam Sadık (a.s): “İmam, aziz ve celil olan Allah ile yaratıkları arasında bir kılavuzdur. Kim onu tanırsa mümindir ve kim de inkar ederse kafirdir.”

    27. İmam Sadık (a.s): “Bizi tanımayan, ama inkar da etmeyen kimse Allah’ın kendisine farz kıldığı hidayete, yani bize itaatin gerekliliğine dönmediği sürece sapıktır. Bu sapıklığı üzere ölürse Allah ona dilediğini yapar.”

    İmametin Şartları ve İmam’ın Özellikleri

    Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren imamlar yaptık.”

    Gerçeğe eriştiren mi, yoksa, birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmağa daha layıktır? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?”

    Doğrusu Allah size onu seçti, bilgice ve vücutça gücünü artırdı” dedi.”

    28. İmam Ali (a.s): “Bu işi (imamet makamını) sabır ve basiret sahibi ve işleri bilen kimseler yüklenebilir.”

    29. İmam Ali (a.s): “İmam hakkı ikame etmek için düşünen bir kalp, konuşan bir dil ve gürleyen bir yürek sahibi olmalıdır.”

    30. İmam Ali (a.s): “Herkim kendisini insanlara İmam kılarsa, başkalarını eğitmeden önce kendisini eğitmelidir. Başkalarını diliyle terbiye etmeden önce davranışları ile terbiye etmelidir.”

    31. İmam Ali (a.s): “İtaati farz olan imamın velayetinin büyük sınırı; onun her türlü hata, sürçme,  büyük ve küçük her türlü günahtan masum olduğunun bilinmesidir. Ne sürçer, ne hata eder ne de dini ortadan kaldıran herhangi bir şeye gönül verir. Boş şeylerle uğraşmaz. O Allah’ın helal ve haramını, farz ve sünnetlerini, tüm hükümlerini en iyi bilendir. O bütün alemden müstağnidir. Diğerleri ona muhtaçtır. Şüphesiz o insanların en cömerdi ve insanların en cesurudur.”

    32. İmam Ali (a.s): Şüphesiz bilirsiniz; namuslar, kanlar, ganimetler ve hükümler hususunda velayet sahibi olanların ve Müslümanlara önderlik edenlerin cimri olması doğru değildir. Çünkü lider cimri olursa, halkın malına göz diker. Aynı zamanda cahil de olmamalıdır; aksi takdirde bilgisizliğiyle onları yoldan çıkarır. Zalim de olmamalıdır. Zira zalim olursa, zulmüyle onları birbirinden ayırır. Adaletsizlik eden de olmamalıdır; aksi takdirde halkın mal ve servetini zayi eder, bir grubu diğerinden öne geçirir. Hüküm makamında rüşvet almamalıdır. Zira rüşvete kapılan olursa hakları yok eder, hadleri görmezlikten gelir. Sünneti terkeden de olmamalıdır; aksi takdirde ümmeti helake sürükler.” (Bunların hiçbirisi Müslümanların önderi ve lideri olmaya layık değildir.)”

    33. İmam Hüseyin (a.s) Kufe ehline yazdığı bir mektupta şöyle buyurmuştur: “Ömrüme andolsun ki imam, sadece Allah’ın kitabı üzere hüküm eden, adaleti uygulayan, hak dine bağlı olan ve Allah’ın (emirleri) karşısında nefsini dizginleyen kimsedir.”

    34. İmam Bakır (a.s) imamın nişanesini açıklama hususunda şöyle buyurmuştur: “Helalzadelik, güzel terbiye ve boş şeyler ile oyalanmamak.”

     İmam Rıza (a.s) imamın sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: “İmamet hususunda güçlü, siyaset hususunda ise bilgi sahibi olmalıdır.”