ArticleIDPicAddressSubjectDate
{ArticleID}
{Header}
{Subject}

{Comment}

 {StringDate}
 
 
 
 
 
 
 
ViewArticlePage
 
 
 
  • KUR'AN'IN PEYGAMBER (S.A.A)'İN ZAMANINDA BİR ARAYA TOPLANDIĞINI GÖSTEREN DİĞER DELİLLER:  
  • 2010.03.01 10:48:57  
  • CountVisit : 498  
  • Sendtofriend
  •  
  •  
  • 7- Hz. Muhammed (s.a.a) Hayattayken Kur'an'ın Yazılmış Olması

    Kur'an'ın Hz. Peygamber'in zamanında var olduğunu ispatlayan hadisler'den başka, Kur'an'ın yazılmasının o dönemde yaygın olduğunu ortaya koyan hadisler de vardır; şimdi de onlara yer vermeye çalışacağız:

    1- Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: "Kur'an üzerinde düşünmenin fazileti ile onu yüzünden okumanın fazileti arasındaki fark, farzlar ile müstehaplar arasındaki fazilet gibidir." Suyuti bu hadisin sahih olduğunu söylemektedir. ( el-Burhan (Zerkeşi) c.1, s.462; İtkan, c.1, s.108; Kenz-ul Ummal, c.1, s.549, (s.460 ve 541'de de buna yakın bir ibare vardır.); Muhazirat-ul Udeba, c.2, cüz.4, s.435-437)

    2- Ebu Derda'nın marfu hadisi şöyledir: "Günde iki yüz ayeti düşünerek okuyan birisi kendi çevresindeki yedi kabire (ölen kimseye) şefat edebilir." (el-Burhan (Zerkeşi), c.1, s.462; Kenz-ul Ummal, c.1,s.477)

    3- Resulullah (s.a.a) bir hadiste şöyle buyuruyor: "Ümmetimin en üstün ibadeti Kur'an'ı düşünerek okumaktır." (Adab-ul Mutaallimin (Şeyh Tusi), Şerh-u Bab-ul Hadi Aşer'in ekinde, s.151; el-Muhaccet-ul Beyza, c.2, s.231; Kenz-ul Ummal, c.1, s.455-469)

    4- Enes, Resulullah (s.a.a)'dan şöyle naklediyor: "Kur'an'a bakarak ve düşünerek okuyan kimse gözlerinden faydalanmış olur." (Kenz-ul Ummal, c.1, s.477)

    5- Aişe, Resulullah (s.a.a)'dan şöyle naklediyor: "Kur'an'a saygı gösterin, onu taş ve kesek üzerine yazmayın. Kur'an'ı silinebilecek şeylerin üzerine yazın. Onu ağız suyuyla silmeyin, yalnız tabii suyla silin." (Kenz-ul Ummal, c.1, s.493)

    6- İbn-i Zübeyr Resulullah (s.a.a)'dan şöyle naklediyor: "Kur'an'ı ezberden hatmedene veya yüzünden hatmedene Allah (cc) cennette bir ağaç verecektir." (Kenz-ul Ummal, c.1, s.478;Keşf-ul Estar, c.3, s.93-94; Macme-uz Zevaid, c.7, s.165)

    7- Huzeyfe Resulullah (s.a.a)'dan şöyle naklediyor: "Kur'an'ı hatmedinceye kadar tertiliyle, bakarak ve üzerinde düşünerek okuyana, bu ameli için Allah (cc) cennette bir ağaç diker." (Kenz-ul Ummal, c.1, s.478)

    8- Muaz, Resulullah (s.a.a)'dan şöyle naklediyor: "Kur'an'ın yazılarını (eserlerini) ayaklarınızla silmeyin." (Aynı Kay., s.549. Muhtemelen Hz.Peygamber bazı ayetlerin yere yazıldığını görmüş ve böyle buyurmuştur.)

    9- Ömer b. Abdulaziz diyor ki: "Resulullah (s.a.a) yerde olan Kur'an yazısının yanından geçiyordu." (onu öylece yerde görünce) şöyle buyurdu: "Bunu yapan Allah'ın rahmetinden uzak olsun." Daha sonra; "Kur'an'ı layık olduğu yere koyun" diye buyurdu. (Ayn.Kay.s.548-549)

    Devam edecek

    KUR'AN'IN TOPLANIŞI(8)

    KUR'AN'IN PEYGAMBER (S.A.A)'İN ZAMANINDA BİR ARAYA TOPLANDIĞINI GÖSTEREN DİĞER DELİLLER:

    8- Kur'an-ı Kerim'i, Hz. Muhammed (s.a.a) Zamanında Bir Araya Toplayanlar

    Tarihçiler ve yazarlar, "Biz Kur'an'ı Resulullah (s.a.a) zamanında bir araya topladık" diyen bir grup sahabeden sözetmektedirler. Yine "iki-üç surenin dışında bütün Kur'an'ı topladık" diyen sahabelerin de adlarını yazmışlardır.

    Kur'an'ın bir araya toplanmasından amaç, onun dağınık olmadığı anlamına gelmektedir. Sahabeler ya da onlardan bir grup farklı zamanlarda nazil olan Kur'an'a ulaşmak, önceki ayetlerle sonra nazil olanları birbirine eklemek için büyük çaba harcıyorlardı. Onlar Kur'an'ı toplamaya çok önem veriyordu. Ayetleri bir araya getirip, toplamak, yeni nazil olan ayetleri önceki ayetlere eklemek ancak yazmakla mümkün olur.

    "Kur'an' ezberlenerek toplanıyordu" sözü doğru değildir. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.a) hayattayken onlarca Kur'an hafızı vardı. Onlardan 70'i Bi'ri Maune'de öldürülmüştü. (Es-Sahih-u Min Sireti Nebiyy-i A'zam (s.a.a), 5.cüzünün "Gazvet-ü Bi'ri Maune" bölümünde bahsettik.) Ama ileride de göreceğiniz gibi Resulullah (s.a.a)'ın vefatından daha birkaç ay geçmemişti ki Yemane vakıasında da buna benzer sayıda Kur'an hafızlarının öldürüldüğü, hatta ölenlerin 400 ya da 500 kişiye yakın olduğu söylenmektedir.

    Urvet b. Zübeyr, Birinci Halife'nin niçin Kur'an'ı bir araya toplamaya giriştiği hakkında şöyle diyor: "Yemame'de öyle kimseler öldürüldü ki, Resulullah (s.a.a)'ın ashabından ve Kur'an'ı biraraya toplayanlardandılar." (Kenz-ul Ummal, c.2, s.363)

    Kur'an'ı biraraya toplayanlardan kabul edilen bu grubun kendilerine mahsus mushafları da vardı. Örneğin Zeyd, İbn-i Mes'ud, Hz.Ali (as) ve Ubey gibilerin kendilerine ait mushafları vardı. Hatta bu mushaflardan bazıları onların ölümünden yüz yıllar sonra bile mahfuz kalmıştı. (el-Fihrist (İbn-i Nedim), s.29; et-Temhid Fi Ulum-il Kur'an, c.1, s.205)

    Bu mushaflar, Resulullah (s.a.a)'ın zamanında halkın arasında mevcut olan diğer mushafların dışındadır.

    Bu yüzden eğer Yemame savaşında ölenlerin sayısını ileride değineceğimiz hadislerdeki sayılara eklersek dikkat çekici bir rakam elimize geçecektir. Şunu da belirtmek gerekir ki, sözü geçen mushaflar arasında, bir-iki surenin noksan olması gibi ayet ve surelerinin düzeni açısından bazı küçük farklar olabilir. Ama bunun ispat etmek istediğimiz şeyle herhangi bir çelişkisi yoktur; aksine onu tekid ve ispat etmektedir. [Çünkü onların genelinin birbirleriyle uyumlu olması ayet ve surelerin düzenine verilen önemi gistermektedir.]

    Resulullah (s.a.a)'ın zamanında Kur'an'ı kimlerin biraraya topladığını açıklayan hadislerden bir kaçını aktaracağız.

    Katade şöyle diyor: "Enes b. Malik'ten Resulullah (s.a.a)'in zamanında kaç kişinin Kur'an'ı topladığını sorduğumda şöyle cevap verdi: 4 Kişi; onların hepsi Ensardan idi: Ubey b. Kaab, Muaz b. Cebel, Zeyd b. Sabit, Ebu Zeyd. Ve biz de bunu onlardan miras aldık" (Sahih-i Buhari, c.2, s.201; c.3, s.147; Tabakat-u İbn-i Saad, c.2, 2.kısımı, s.112-113; Tefsir-ul Hazin, c.1, s.7; Lubab-ut Te'vil (Nişaburi, Cami-ul Beyan'ın haşiyesinde), c.1, s.24; Menahil-ul İrfan, c.1,  s.236; el-Cami li Ahkam-il Kur'an, c.1, s.56-57; el-Bihar, c.89, s.77; el-Burhan (Zerkeşi), c.1, s.241; el-İtkan, c.1, s.70-71; Umdet-ul Kari, c.20, s.26; Tehzib-ul Tarih-i Dimeşk, c.5, s.448-137; Tefsir-i İbn-i Kesin, c.4, s.28'in dipnotunda; Tarih-ul Kur'an, s.47; Feth-ul Bari, c.9,s.49; Kenz-ul Ummal, c.2, s.390; el-Beyan (Hoi), s.269; Usd-ul Gabe, c.4, s.216; el-İstiab (el-İsabe'nin haşiyesinde), c.3, s.224; el-Cami-us Sahih (Tirmizi), c.5, s.666; Tezkiret-ul Hafız, c.1, s.25-31; el-Bidaye ven-Nihaye, c.7, s.340-346)

    Kitab-us Sindi'nin haşiyesinde şunlar yazılıdır: "Enes'in yukarıdaki sözden amacı "ben bu dört kişinin dışında kimşeyi hatırlamıyorum"dur. Veya "Evs kabilesinden yalnızca bu dört kişi aklımda kalmıştır." demek istiyor. Çünkü sahabilerden bir çoğunun Kur'an'ı biraraya getirmeye büyük önem verdikleri bilinmektedir (ki bu da Enes'ten rivayet edilen söze ters düşmektedir.) (Sindi'nin Sahih-i Buhari'ye haşiyesi, c.3, s.147)

    Kurtubi Enes'in sözünü şu şekilde açıklıyor: "Enes'in bu sözden maksadı yalnız Ensar'dan olanlardır. Çünkü sahabilerden başka bir grup da Kur'an'ı toplamaya önem veriyordu. Örneğin: Hz.Ali (as), Abdullah b. Mes'ud, Abdullah b. Amr b. As Salim Mevla Ebi Huzeyfe, Osman b. Affan (el-İstiab (el-İsabe'nin haşiyesinde), c.3, s.224; Usd-ul Gabe, c.4, s.216)

    Merzbani ve bazıları ona "Sabit" diyor Resulullah (s.a.a)'ın zamanında Kur'an'ı bir araya getiren altı kişiden biri olduğunu kabul ediyorlar. (Nur-ul Kabes, s.104-105; el-Muhbir, s.386; Feth-ul Bari, c.9, s.49; el-İtkan, c.1, s.72; Umdet-il Kari, c.20, s.27)

    Bir başka hadiste, Şa'bi: Kur'an'ı bir araya getirenlerin altı kişi olduğunu naklederek yukarıdakilere Ebu Derda ve Said b. Ubeyd'de eklemiştir. ( Tabakat-u ibn-i Saad, c.2, 2.kısım, s.112-114; el-Burhan (Zerkeşi), c.1, s.241; el-İtkan, c.1, s.72; Feth-ul Bari, c.9, s.48; Nur-ul Kabes, s.105-245; Kenz-ul Ummal, c.2, s.365-374; el-İzah (İbn-i Şazan), s.222; el-Beyn, s.269. (Munteheb, Kenz-ul Ummal, c.2, s.214'den naklen); Tehzib-i Tarihi Dimeşk, c.5, s.448; Tarih-ul Kur'an, s.47 (Buhus'un Havle Ulum-il Kur'an, s.214'den naklen); el-İsabe, c.2, s.50; Mecma-uz Zevaid, c.9, s.312)

    Ali b. Ribah şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a)'ın zamanında Ali b. Ebi Talip ve Ubey b. Kaab Kur'an'ı bir araya getirmiştir." (Tarih-ul Kur'an (Zencani), s.47; A'yan-uş Şia, c.1, s.87; Tefsir-i İbn-i Kesir, c.4, s.28'in dipnotu.)

    Hz.Ali (as)'den şöyle naklediliyor: "Resulullah (s.a.a)'dan yalnızca Kur'an'ı ve bir de bu sahifede olanı yazdık." (Tarih-u Vasit, s.102; Kenz-ul Ummal, c.17, s.105; Tezkiret-ul Hafız, c.1, s.12)

    İbn-i Habib ise Resulullah (s.a.a)'ın zamanında Kur'an'ı toplayanların şunlar olduğunu söylüyor: "Ebu Derda, Zeyd b. Sabit, Ebu Zeyd, Sabit b. Zeyd, Ubey, Muaz ve Saad b. Ubeyd." (el-Muhbir, s.386; el-İtkan, c.1, s.72; Feth-ul Bari, c.1 s.49; Umdet-ul Kari, c.20, s.27)

    Kur'an'ı biraraya getirdiği söylenenlerden bazıları da şunlardır: Kays b. Ubey Sa'saa, Amr b. Zeyd-ul Ensari, el-Bedri. (Umdet-ul Kari, c.20, s.27; el-İtkan, c.1, s.72; Tarih-ul Hulef'a, s.147)

    İbn-i Esir de şunları nakletmektedir: Kays b. Seken, Ümm-u Varakat b. Nevfel. (Ve bir görüşe göre de Abdullah b. Haris'in kızı da Kur'an'ı biraraya getirmiştir."     (Umdet-ul Kari, c.20, s.27; el-İtkan, c.1, s.72; Tarih-ul Kur'an (Ebyari), s.108; Hilyet-ul Evliya, c.2)

    Abdullah şöyle diyor: "Kur'an'ı biraraya toplayarak her gece okuyordum. Bu haber Peygamber (s.a.a)'e ulaşınca "Kur'an'ı bir ayda oku" diye buyurdu...." (el-İtkan, c.1, s.72; Menahil-ul İrfan, c.1, s.237; Feth-ul Bari, c.9, s.47; Tefsir-i İbn-i Kesir, c.4, s.29'un dipnotu; el-Müsannif (Abdurrezzak), c.3, s.355; Umdet-ul Kari, c.20, s.27; Kenz-ul Ummal, c.2, s.208-209; Mebahis-un fi Ulum-il Kur'an, s.120, el-Beyan, s.269; Buhus-un fi Tarih-il Kur'an ve Ulumih, s.130; Tefsir-ul Muzan, c.12, s.121)

    İsmi tekrarlananları saymazsak toplam 24 kişi Peygamber (s.a.a)'in zamanında Kur'an'ı biraraya toplamıştır.

    Hz.Ali (as), Ubey ve İbn-i Mes'ud gibi bazı büyük sahabilerin kandilerine ait özel mushaflarının olduğunu herkes itiraf etmektedir.

    Rafi şöyle diyor: "Ali b. Ebi Talib (as), Ubey b. Kaab, Zeyd b. Sabit ve Abdullah b. Mes'ud Kur'an'ı tam olarak yazmışlardır; bu Kur'an'lar sonradan yazılanlar için ölçü ve temel olarak alınmıştır.Bunda ittifak vardır. (Buhus-un fi Tarih-il Kur'an ve Ulumih, s.115-124 (İ'caz-ul Kur'an) (Rafii, s.35-36'dan naklen), Mebahis'un fi Ulum-il Kur'an (Kettan), s.124)

     
    Firstname :
    Lastname :
    E-Mail :
     
    OpinionText :
    AvrRate :
    %0
    CountRate :
    0
    Rating :