ArticleIDPicAddressSubjectDate
{ArticleID}
{Header}
{Subject}

{Comment}

 {StringDate}
 
 
 
 
 
 
 
ViewArticlePage
 
 
 
  • Ahdi Bozmak  
  • 2010.03.16 7:8:58  
  • CountVisit : 427  
  • Sendtofriend
  •  
  •  
  • Ahdi Bozmak

    Ahitleşmek ve ahdine vefa göstermek, Kur’ân-ı Kerim’in ayetlerinde ve Ehl-i Beyt (a.s) rivayetlerinde, büyük önem verilen insani ve ahlaki iki gerçektir. Ahdi bozmak ise günah ve suç sayılmıştır.

    Ahitleşmek ve ahdine vefa göstermek meselesi, hem Allah ile yapılan ahitleri, hem Peygamber ile yapılan sözleşmeleri, hem de İmamlar ve diğer insanlarla yapılan sözleşmeleri kapsamaktadır. İbadet, insanlara hizmet, kazanç ve ticaret veya diğer doğru işlerde yapılan her türlü olumlu ahde vefa göstermek, şer’i ve ahlaki bir farzdır. Ahdi bozmak bazen haramdır ve de ilahi cezayı gerektirmektedir.

    “Ahitleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini yerine getirin.”[1]

    “Onlar Allah’la yapılan sözleşmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah’ın birleştirilmesini buyurduğu şeyi ayırırlar ve yeryüzünde fesat çıkarırlar; hüsrana uğrayanlar işte onlardır.”[2]

    “Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahitte sorumluluk vardır.”[3]

    “Ey iman edenler! Akitleri yerine getirin.”[4]

    Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Namaz kılan, oruç tutan ve kendini müslüman kabul eden, ama kendisine güvenildiğinde hıyanet eden, konuştuğunda yalan söyleyen ve söz verdiğinde sözünde durmayan kimse münafıktır sayılır.”[5]

    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim insanlara karşı davranışlarında zulmetmezse, onlarla konuşurken yalan atmazsa ve verdiği sözü çiğnemezse, mürüvveti kamil, gıybeti haram, adaleti aşikar bir kimsedir ve bu kimseyi, dini kardeş kabul etmek gerekir.”[6]

    Açıkça Günah İşlemek

    Kur’ân-ı Kerim, insanları çirkin işlere, gizli ve açık günahlara yaklaşmaktan sakındırmıştır.[7]

    Apaçık günah ve kötülük, günahkar kimsenin tam bir hayâsızlık içinde olduğunun ve de kanun ve İslami toplum atmosferine saygısızlık gösterdiğinin delilidir.

    İslam, toplum atmosferinin kirlenmesini hiçbir şekilde beğenmemektedir. İslam ümmetinin hayat alanını kirletenler için şer’i cezalar tayin etmiştir.

    Mümin, şefkatli ve bilinçli halkın, özellikle de İslami hükümet yöneticilerinin, kötülerin kötülüğünü, günahkarların isyanını, hayâsız insanların hatalarını mümkün olan her şekliyle önlemeye çalışmaları farzdır. Böylece günahın tehlikeli mikropları, insanlara bulaşmayacak, özellikle de genç nesli, kızları ve erkek çocukları kirletmeyecektir.

    İyiliği emretmenin ve kötülükten sakındırmanın farz oluşu, fesadı kökten temizlemek, kirlilikleri gidermek ve toplumu günah bataklığına saplamaktan kurtarmak içindir.

    Eğer ev ve okul gibi terbiye merkezleri, genç nesilde her türlü hayâ sıfatını geliştirecek ve onlarda sabit bir sıfat haline dönüştürecek olursa, insanın batını ve zahiri fuhuşa ve kötülüğe bulaşmaktan temizlenmiş olacaktır.

    Hayâ, Allah’a teveccüh ve günahların sonucunu düşünmek, insanı her türlü günah ve bozukluktan alıkoyan en yüce etkendir.

    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hayâ imandandır ve iman da cennettedir.”[8]

    Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’tan hayâ ediniz, hayânın hakkına riayette bulununuz.”Şöyle denildi: “Ey Allah’ın Resulü! Bunu nasıl yapalım?” Peygamber şöyle buyurdu: “Sizden biri sabahlayınca eceli ve ölümü iki gözünün önüne dikilsin; . başını ve başında bulunan göz, kulak ve dilini haramdan korusun; karnını ve topladığı yiyecekleri haramdan korusun; kabrini ve kabirde bedeninin çürümesini hatırlasın. Ahireti isteyen kimse dünya hayatının aldatıcı ziynet ve süsünü terk eder.”[9]

    Bir şahıs Allah Resulüne (s.a.a) şöyle arzetti: “Bana tavsiyede bulun.” Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Kavminin salih kimselerinden hayâ ettiğin gibi Allah’tan da hayâ et.”[10]


    [1]- Nahl, 91

    [2]- Bakara, 27

    [3]- İsra, 34

    [4]- Maide, 1

    [5]- Kafi, c. 2, s. 290, Babun Fi Usul’il- Kufr, 8. Hadis ve Gonahan-i Kebire, c. 1, s. 372

    [6]- Kafi, c. 2, s. 239, Bab’ul- Muminun ve Alamatihi, 28. hadis, az bir farklılıkla ve Gonahan-i Kebire, c. 1, s. 372

    [7]- En’am, 121

    [8]- Bihar’ul- Envar, c. 68, s. 329, 81. bab, 1. hadis

    [9]- Bihar’ul- Envar, c. 68, s. 333, 81. bab, 9. hadis

    [10]- Bihar’ul- Envar, c. 68, s. 336, 81. bab, 20. hadis

     
    Firstname :
    Lastname :
    E-Mail :
     
    OpinionText :
    AvrRate :
    %0
    CountRate :
    0
    Rating :