Allah’ın Hükümlerinin Aksine Hüküm Vermek
Azabın inmesine sebep olan günahlardan biri de hakim olan kimsenin dava konusu olan dosya hakkında Allah’ın hükümlerine aykırı hüküm vermesidir.
Hakim olan kimse, eğer Allah’ın hükümlerini bilir ve verdiği hükmünde Allah’ın hükmünü reddederse, kendi nezdinden veya şer’i olmayan hükümetlerin çıkarmış olduğu kanunlar esasınca hüküm verecek olursa, Kur’ân-ı Kerim’in buyurduğu esasınca[1]kafir, zalim ve fasıktır. Kafirdir; çünkü Allah’ın hükmünü reddetmiştir. Zalimdir; çünkü kendi hükmüyle hak sahibini hakkından mahrum kılmıştır. Fasıktır; çünkü adil olmayan hükmüyle iman ve insanlık çerçevesinden dışarı çıkmıştır.
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim iki dirhem hakkında Allah’ın hükmüne aykırı bir hüküm verirse, yüce Allah’a karşı kafir olur.”[2]
Zekat Vermekten Sakınmak
Tahıl ürünlerinde, dört ayaklı hayvanlarda, altın ve gümüşte, Kur’ân ayetleri ve rivayetler esasınca zekat vermek farzdır. Zekat vermeyi terk etmek ise, ağır günahlardan biridir ve de Allah’ın gazabına neden olmaktadır.
Namazla ilgili ayetlerin çoğunda, hemen ardından zekata işaret edilmiştir. Namaz hükmünden sonra zekatın beyan edilmesi de bu gerçeğin değerinin ve öneminin açık bir delilidir. Zekatı inkar ederek ve Hak Teala’nın hükmünü reddederek ödemekten sakınmak, Ehl-i Beyt (a.s) rivayetleri esasınca, tıpkı namazı ve haccı terk eden kimse gibi kafirdir.
İmam Sadık (a.s) çok önemli ve dikkate değer bir hadisinde zekatın felsefesine işaret ederek şöyle buyurmuştur:
“Zekat, zenginleri denemek ve fakirlerin ihtiyacını gidermek için farz olmuştur. Eğer insanlar malının zekatını ödeyecek olsalardı, muhtaç ve fakir bir müslüman bulunmazdı. Böylece Allah’ın kendisine takdir ettiği hak sebebiyle ihtiyaçsız hale gelirdi. İnsanlar, sadece zenginlerin günahkarlıkları ve farz haklarını kendilerine vermemeleri sebebiyle fakir, yoksul, aç ve çıplak kalmaktadırlar. Dolayısıyla da Allah’ın, servetindeki hakkını yoksula vermeyen kimseyi rahmetinden mahrum kılması bir haktır. Allah’a yemin olsun ki çölde ve denizde zayi olan her mal, zekatının verilmemesi sebebiyledir.”[3]
Fatımat’uz- Zehra (a.s) Peygamber’in (s.a.a) mescidindeki hikmet dolu ve eşsiz konuşmasında, zamanın hükümetini, Kur’ân ayetleri ve Peygamberin sünneti esasınca yargılarken halka şöyle buyurmuştur: “Allah, sizleri şirkin pisliğinden temizlemek için imanı farz kılmıştır; namazı kibir hastalığından kurtarmak için farz kılmıştır; zekatı ise cimrilik pisliğinden temizlemek için farz kılmıştır.”[4]
İmam Rıza (a.s) ise hizmetçisine şöyle buyurdu: “Bugün Allah yolunda bir şey verdin mi?” O: “Allah’a yemin olsun ki hayır” deyince, İmam (a.s) şöyle buyurdu: “O halde Allah bize, neden dolayı mükafat versin?”[5]
Ölçü ve Tartıyı Eksik Tutmak
Eksik satmak, müşterinin malını eksik tartmak, ölçü ve tartıyı eksik tutmak, tartarken malı eksik tartmak, bütün bunlar, Kur’ân ayetleri ve Ehl-i Beyt (a.s) rivayetleri esasınca haramdır ve büyük günahlardan sayılmıştır. Kur’ân’ın 114 suresinden biri bu konuya özgü kılınmıştır ve bu surenin ilk ayetlerinde bu büyük günaha, ağır hıyanete ve bu işin azabına işaret edilmiştir:
“İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin vay haline! Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar âlemlerin Rabbinin huzurunda dururlar. Allah’ın buyruğundan dışarı çıkanların yazısı, muhakkak “Siccin” adlı defterdedir.” [6]
Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim, ölçü ve tartıda hıyanet ederse, yarın kıyamet günü cehennemin derinliklerine atılır, ateşten iki dağ arasına yerleştirilir ve ona şöyle denir: “Bu dağları tart.” O sürekli bu işle meşgul olur.”[7]
Değerli “Minhac’us- Sadıkin” adlı tefsirde, Mutaffifin suresinin ayetlerinin açıklamasında, Allah Resulünden (s.a.a) çok önemli bir rivayet nakledilmiştir. Bu rivayetlerin birinde Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Beş şey, beş şey karşılığındadır.”Şöyle denildi: “Ey Allah’ın Resulü! Onlar nedir?” Peygamber (s.a.a) buyurdu: “Bir topluluk ahdini bozunca, Allah, düşmanlarını onlara üstün kıldı. Çirkin zina işi onlarda ortaya çıkınca, onlar arasında ölüm yaygınlaştı. Allah’ın hükmüne aykırı hüküm ve yalan ortaya çıkınca da onlarda fakirlik ve yoksulluk ortaya çıktı. Zekat vermeyince de onlara yağmur yağdırılmadı. Tartıyı eksik tutunca da bitkiler onlardan esirgendi ve büyük bir kuraklık belasına duçar oldular.”
[1]- Maide, 44, 45, 47
[2]- Günahan-i Kebire, c. 2, s. 365
[3]- Vesail’uş- Şia, c. 3, s. 12, 1. bab, 11392. hadis
[4]- Bihar’ul- Envar, c. 29, s. 223, 8. hadis
[5]- Gonahan-i Kebire, c. 2, s. 223
[6]- Mutaffifin, 1- 7
[7]- Gunahan-i Kebire, c. 1, s. 418