Kin
Her Müslümanın, bütün insanlığa karşı sevgi ve ilgi beslemesi gerekir. Elbette Kahhar olan Allah’ın izin vermediği kimseler bunun dışındadır.
İnsanlara karşı kin beslemek, insanın sıla-i rahimden, iyilikten, iyilik etmekten ve çeşitli hayır işlerden mahrum kalmasına sebep olmaktadır.
İnsanlara karşı kin beslemek, kalbi kirletmekte, ruhu karartmakta, düşünceleri zulmani kılmakta ve Allah’ın rahmetinden uzak tutmaktadır.
Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cebrail benim yanıma geldiği her defasında mutlaka şöyle buyurdu: “Ey Muhammed! İnsanlara karşı kin beslemekten ve onlara düşmanlık etmekten sakın.”[1]
Müminlerin Emiri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cehaletin başı, insanlara düşmanlık etmektir.”[2]
Hakeza Müminlerin Emiri Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlara düşmanlık etmek, cahillerin ahlakındandır.”[3]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlara düşmanlık etmekten sakın. Şüphesiz ki bu insanı helak eder ve ayıplarının ortaya çıkmasına neden olur.”[4]
Kendini Beğenmişlik
Kendini beğenmişlik, amellerinden razı olmak, böbürlenmek ve bu işlerle diğerline karşı üstünlük satmaya kalkmak çok çirkin bir günahtır.
İnsan Allah’ın kuludur, hayatı ve ölümü de Allah’ın elindedir. Rızkı, yiyeceği Allah tarafındandır. Kulluk ve ibadet başarısı da Allah’ın verdiği bir inayettir. Yaptığı her iyi iş ve salih amel Allah’ın iradesiyledir. Bu gerçekler esasınca insanın böbürlenme ve kendini beğenme diye ifade ettiğimiz şeytani halete kapılmasının hiçbir yeri yoktur.
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim böbürlenirse helak olur.”[5]
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimin biri ibadet eden birinin yanına geldi ve ona şöyle dedi: “Nasıl namaz kılıyorsun?” O şöyle cevap verdi: “Benim gibi birine mi “nasıl namaz kılıyorsun?” diye soruyorsun? Ben, baştan beri şöyle ve böyle Allah’a ibadet ediyorum.” Alim şöyle dedi: “Ağlaman nasıldır?” İbadet ehli şöyle dedi: “O kadar ağlıyorum ki gözlerimden yaşlar boşalıyor.” O alim şöyle dedi: “Eğer güler ve Allah’tan korkarsan, bu senin için ağlayıp kendinle böbürlenmekten daha iyidir. Gerçekten her kim böbürlenirse, onun hiçbir ameli yukarı (Allah nezdine) çıkmaz.”[6]
Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah Davud’a şöyle buyurdu: “Ey Davud! Günahkarları müjdele ve doğruları korkut.” O şöyle arzetti: “Nasıl olur da günahkarları müjdeler ve doğruları korkuturum?” Allah şöyle buyurdu: “Ey Davud! Günahkarlara müjde ver ki ben tövbeyi kabul ederim ve günahları bağışlarım. Doğruları da korkut ki sakın amelleriyle böbürlenmesinler ve kendini beğenmesinler. Zira ben kulumu hesaba çekecek olursam, mutlaka helak olur.”[7]
[1]- Kafi, c. 2, s. 301, Bab’ul- Mirai ve’l- Husume, 5. hadis
[2]- Gurer’ul- Hikem, s. 461, 10570. hadis ve Mizan’ul- Hikmet, c. 2, s. 874, el-Cehl, 2859. hadis
[3]- Gurer’ul- Hikem, s. 462, 10578. hadis ve Mizan’ul- Hikmet, c. 2, s. 874, el-Cehl, 2859. hadis
[4]- el-İhtisas, s. 230, Mizan’ul- Hikmet, c. 7, s. 3508, el-Edavet, 12307. hadis
[5]- Kafi, c. 2, s. 313, Bab’ul- Ucb, 2. hadis
[6]- Kafi, c, 2, s. 313, Bab’ul- Ucb, 5. hadis
[7]- Kafi, c. 2, s. 314, Bab’ul- Ucb, 8. hadis