ArticleIDPicAddressSubjectDate
{ArticleID}
{Header}
{Subject}

{Comment}

 {StringDate}
 
 
 
 
 
 
 
ViewArticlePage
 
 
 
  • Riya  
  • 2010.03.16 7:23:28  
  • CountVisit : 359  
  • Sendtofriend
  •  
  •  
  • Riya

    İnsanların dikkatini çekmek için hayırlı işler ve ibadetlerinde gösteriş yapmak haramdır ve de Allah’ın gazabına sebep olmaktadır. Kur’ân-ı Kerim namaz kılan bir grup kimseyi bu riya sebebiyle, kınamış ve şöyle buyurmuştur: “Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gafildirler. Onlar gösteriş yaparlar.[1]

    Bir şahıs Allah Resulüne (s.a.a) şöyle arzetti: “Kurtuluş nededir?” Peygamber şöyle buyurdu: “İbadetini insanların dikkatini çekmek için yapmamasındadır.”[2]

    Bir rivayette şöyle yer almıştır: “Bir şahıs, cihat meydanlarında öldürülür, diğer bir şahıs ise servetini Allah yolunda infak eder, başka bir şahıs ise Kur’ân okur. Allah onlardan her birine şöyle der: “Sen falan cihat etmek işinde yalan söyledin. Sadece kendin için, “Falan kimse çok cesurdur” denilmesini arzuladın. Sen de infak konusunda yalan söyledin ve de, “Falan kimse cömerttir” denilmesini istedin ve sen de Kur’ân okumak hususunda yalan söyledin ve kendine, “Falan kimse Kur’ân okuyan kimsedir” denilmesini istedin.”

    Resulullah (s.a.a) daha sonra şöyle buyurmuştur: “Bunlara mükafat verilmez, gösteriş ve riyaları onların amelini rüzgara savurmuştur.”[3]

    Bir hadiste ise Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah-u Teala meleklerine şöyle buyurmuştur: “Bu kimse, ameli hususunda beni kastetmemiştir. Dolayısıyla onu cehenneme atınız.”[4]

    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey küçük şirktir.”Kendisine: “Ey Allah’ın Resulü! Küçük şirk nedir?” diye sorulunca da Peygamber: “Riyadır” diye buyurdu.[5]

    Hakeza Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah, içinde zerre kadar riya bulunan bir ameli kabul etmez.”[6]

    Şeddad b. Evs şöyle diyor: “Allah Resulünü ağlarken gördüm ve şöyle dedim: “Neden ağlıyorsunuz?” Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Ümmetim hakkında şirkten korkuyorum. Bunlar artık put, güneş, ay ve taşa tapmazlar. Ama amelleri, riya ve gösteriş sebebiyle zayi olur.”[7]

    Kibir

    İster Hak Teala, ister insanlar, ister Allah, Peygamber, İmamların emirleri ve isterse de şefkatli hayır dileyen kimseler karşısında olsun, kibirlenmek ve büyüklenmek, şeytani bir ahlak ve İblisi bir halettir. İblis, Hak Teala’nın emri karşısında kibre kapıldığı sebebiyle sürekli Hak Teala’nın rahmetinden mahrum kalmıştır ve ebedi olarak Allah’ın huzurundan kovulmuştur, lanete mazhar olmuştur, sürekli azap içinde olacaktır.

    Kibre kapılan kimsenin mutsuzluğu, sefaleti ve şekaveti o kadar büyüktür ki Allah’ın sevgi ve merhamet ve muhabbet çerçevesinden dışarıdadır.

    “Şüphesiz Allah kibirli olanları sevmez.”[8]

    Kibre kapılan kimse ve günahının ağırlığı için, Kur’ân-ı Kerim’in kendisini cehennem ehlinden sayması yeterlidir.[9]

    Evet, kendini başkalarından büyük görmez, kendini bütün işlerde merkez ve ölçü kabul etmek, Hak Teala’nın emirlerini kabul etmekten sakınmak, ibadet ve kulluktan yüz çevirmek ve “ben daha iyi anlıyorum” amacıyla, her türlü hak ve hakikat karşısında surat asmak büyük günahlardandır ve Allah-u Teala’nın kendisine elim bir azap vaad ettiği suçlardan sayılmaktadır. İnsanlara karşı, ilim, bilgi, amel, ibadet, hasep, nesep, ziynet, cemal, servet, mal, kuvvet, kudret, dost ve arkadaş çokluğu sebebiyle böbürlenmek ve kirlenmek oldukça çirkin ve fevkalade kötü bir iştir.

    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kibir ve böbürlenmek, azamet ve şeref, yücelik ve büyüklük Allah’a özgüdür; bunlardan herhangi bir şey elde etmek isteyen kimseyi, Allah yüz üstü cehenneme atar.”[10]

    İmam Bakır ve İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.”[11]

    İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz, cehennemde “sakar” diye adlandırılan kibir sahipleri için hazırlanmış bir vadi vardır. Bu vadi şiddetli hararet sebebiyle aziz ve celil olan Allah’a şikayette bulunur ve Allah’tan bir nefes çekmesi için kendisine izin vermesini ister. Bunun üzerine bir nefes çekince, cehennemi yakar.”[12]

    Abdula’la şöyle diyor: “İmam Sadık’a (a.s) kibir nedir?” diye sorulunca İmam şöyle buyurdu: “Kibrin en büyük mertebesi, hakkı küçümsemen, insanları hor saymandır.”Ben şöyle arzettim: “Hakkı küçümsemek nedir?” İmam şöyle buyurdu: “Hakkı anlamazlıktan gelmek ve ehlini kınamaktır.”[13]


    [1]- Maun, 4- 6

    [2]- Mehaccet’ul- Beyza, c. 6, s. 139- 141, Kitab-u Zemmi Cah ve’r- Riya

    [3]- a.g.e.

    [4]- a.g.e.

    [5]- a.g.e.

    [6]- a.g.e.

    [7]- Muhecccet’ul- Beyza, c. 6, s. 139- 141, Kitab-u Zemm’il- Cah ve’r- Riya

    [8]- Nahl, 23

    [9]- Nahl, 29

    [10]- Bihar’ul- Envar, c. 70, s. 213, 130. bab, 3. hadis

    [11]- Kafi, c. 2, s. 310, Bab’ul- Kibr, 6. hadis

    [12]- Kafi, c. 2, s. 310, Bab’ul- Kibr, 10. hadis

    [13]- Kafi, c. 2, s. 311, Bab’ul- Kibr, 12. hadis

     
    Firstname :
    Lastname :
    E-Mail :
     
    OpinionText :
    AvrRate :
    %0
    CountRate :
    0
    Rating :